Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12997 E. 2025/3481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12997
Karar No
2025/3481
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A HÂKİMLİĞİ : İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/2998 Değişik iş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2020 tarihli ve 2020/1956 idari yaptırım defter, 2020/1062 sayılı kararı ile uygulanan 159.350,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/538 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/2998 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55560 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55560 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Kabahatlinin eylemi sebebiyle faaliyetinin durdurulmasına ilişkin idari işlemin izinsiz döviz alımı satımı yapıldığının somut olarak tespit edilemediği gerekçesiyle iptaline dair Ankara İdare Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarihli ve 2021/688 esas, 2021/2096 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 18/03/2022 tarihli ve 2022/78 esas, 2022/420 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve, 1567 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde yer alan, "Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir aydan altı aya kadar, tekrarı halinde ise sürekli olarak durdurulur..." şeklindeki, 1567 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında hazırlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 6. maddesinde yer alan, "Bu Karar kapsamındaki dövize ilişkin işlemler Merkez Bankası, bankalar ve Bakanlıkça uygun görülecek diğer kuruluşlar tarafından yapılır. Merkez Bankası kendi işlemlerinde kullanacağı konvertibl dövizleri belirler. ... (3) PTT, yetkili müesseseler ve İstanbul Altın Borsası bünyesindeki piyasalarda Borsa ile ilgili mevzuat kapsamında olmak üzere kıymetli maden aracı kuruluşları efektif alım satımı yapabilirler..." şeklindeki, Aynı Karar'ın 23. maddesinde yer alan, "Bu Karara ilişkin işlemlerde bankalar, yetkili müesseseler, PTT, kıymetli maden aracı kuruluşları ve aracı kurumlar tarafından döviz alım satım belgeleri ile Türk parası transfer belgeleri düzenlenir ve bu belgelerle ilgili usul ve esaslar Merkez Bankasınca belirlenir." şeklindeki, 30/01/2018 tarih ve 30317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018/32-45 Sayılı Tebliğ'in 5. maddesinde yer alan, "Yetkili müesseselerin kurulması ve faaliyete geçmesi için Bakanlıktan izin alınması şarttır. Faaliyet izni bulunmayanlar veya iptal edilenler, yetkili müessese faaliyetinde bulunamazlar; ticaret unvanlarında, iş yeri açma ruhsatlarında, ilan ve reklamlarında, iş yerlerinde veya internet sitelerinde dövize ilişkin işlem yaptıkları izlenimini yaratacak hiçbir kelime, deyim ve işaret kullanamazlar." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in 13. maddesinde yer alan " ...Yetkili Müessese Faaliyet İzin Belgesi bulunmayan gerçek veya tüzel kişiler ticari amaçla döviz alım satımı yapamazlar..." şeklindeki, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik'in 15/4. maddesinde yer alan, "Kuruluş, işlemin her iki tarafının da Türkiye’de yerleşik olduğu ve Türkiye’de bulunan ödeme hizmeti sağlayıcılarının kullandığı ödeme işlemleri ile ilgili olarak döviz alım satım işlemi yapamaz. Kuruluş, işlemin taraflarından birinin yurt dışında bulunması şartıyla ve aşağıdaki koşulların bulunması durumunda, sadece ödeme hizmetinin sunulmasıyla ilgili olmak kaydıyla döviz alım satım işlemi yapabilir: a) Bir ödeme hesabına bağlı olarak gerçekleştirilen ödeme işlemleri ile ilgili döviz alım satım işlemlerinde, döviz alım satım işleminin tutarının ödeme işlemine konu tutarı aşmaması ve her halükarda ödeme işlemi ile ilgili alım satım işlemi yapılan dövizin en geç ertesi iş günü sonu itibarıyla aynı müşteriye ait bir ödeme hesabında bulunmaması. b) Herhangi bir hesaba bağlı olmaksızın yapılan döviz alım satım işlemlerinin ilgili para transfer veya havale işlemi ile ardışık veya ardışığa yakın işlem numaraları almasının ve işlemlerin birbirleri ile ilişkili olduğunun tespit edilmesinin sağlanması ve birbirini takip edecek şekilde gerçekleşmesi." şeklindeki, Anılan yönetmeliğin 15/5. maddesinde yer alan, "Kuruluş, dördüncü fıkranın (a) ve (b) bentlerine uyulması kaydıyla, Türkiye’de yerleşik sayılmayan kişilere ilişkin sunduğu ödeme hizmetleri ile ilgili olarak, sadece ödeme hizmetinin sunulmasıyla ilgili olmak şartıyla döviz alım satım işlemi yapabilir. Kuruluşun, işlemin iki tarafı da yurt dışında yerleşik kişilerden oluşan ödeme işlemlerine ilişkin sunduğu ödeme hizmetleri ile ilgili olarak gerçekleştirdiği döviz alım satım faaliyetleri ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralara aykırılık olarak değerlendirilmez." şeklindeki, Anılan yönetmeliğin 18/1. maddesinde yer alan, "Kuruluş, ödeme hizmetlerini elektronik veya fiziki kanallar üzerinden temsilci aracılığıyla yürütebilir. Kuruluşun ödeme hizmetlerini temsilci aracılığıyla yürütebilmesi için temsilciden on üçüncü fıkra uyarınca gerekli bilgi ve belgeleri temin etmiş olması, temsilcinin ödeme hizmetlerinin sorunsuz ve mevzuata uygun şekilde sunulması konusunda risk oluşturmadığına kanaat getirmesi ve temsilciyi Birlik tarafından elektronik ortamda oluşturulan listeye kaydettirmesi gerekir. Kuruluş ile temsilci arasındaki sözleşme yazılı olarak düzenlenir..." şeklindeki, Anılan yönetmeliğin 18/9. maddesinde yer alan, "Temsilci ödeme hizmetlerinin yerine getirilmesinden ve Kanuna ve bu Yönetmeliğe uygun yürütülmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, kuruluşun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kuruluş, temsilcinin seçiminde gerekli özeni gösterdiğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz." şeklindeki, Anılan yönetmeliğin 18/18. maddesinde yer alan, "Kuruluş, temsilcilerin çalışma yerlerinde, EK-13 veya EK-14’te örneği yer alan biçim ve içerikteki yazılardan kuruluşun faaliyetleri kapsamında uygun olanının aşağıdaki şartlara uygun şekilde ilan edilmesini sağlar. Bu fıkra uyarınca temsilcilerin çalışma yerlerinde bulunacak bildirimler on beşinci fıkranın (d) bendine aykırılık oluşturmaz. a) İşyeri girişine, en az A3 boyutunda ve 28 punto büyüklüğünde. b) Vezne kısmına, en az A4 boyutunda ve 18 punto büyüklüğünde. c) İşyeri içerisinde müşterilerin görebileceği bir alana en az A3 boyutunda ve 28 punto büyüklüğünde." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, 1- Dosya kapsamına göre, Kabahatli şirketin ödeme hizmetlerinin sunulması amacıyla döviz alım satımı hususunda faaliyet izni bulunan BPN Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri Anonim Şirketi'nin temsilcisi olduğu, buna ilişkin taraflar arasında imzalanmış yazılı sözleşmenin mevcut olduğu, bu kapsamda temsilci konumundaki kabahatli şirketin belirtilen ödeme hizmetlerinin yerine getirilmesine aracılık ettiği, temsilcinin bu faaliyeti gereği, sadece ödeme hizmetlerinin sunulması amacıyla döviz alım ve satımı yaptığı hususunun temsilcinin çalışma yerinde ilan edilmesinin zorunlu olduğu, nitekim bu hususta mevzuata uygun şekilde hazırlanıp işletme camına asılmış yazı suretinin kabahatli vekilinin itiraz dilekçesi ile dosyaya sunulmuş olduğu, kabahatli şirkete ait işyerinde döviz alım satım kurlarını gösteren işyeri duvarına asılı elektronik tabela bulunmadığı, yalnızca altın fiyatlarını gösterir tabela bulunduğu hususunun yoklama fişi tutanağıyla sabit olduğu, ayrıca 05/11/2020 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Esenler Uygulama Grup Müdürlüğü elektronik yoklama sistemi e-yoklama fişinde yazılı olduğu üzere, müşteri gelmediği için kabahatli şirketin döviz alım satımı yaptığı hususunun somut olarak tespit edilemediği, anılan tutanakta döviz alım satımı yapıldığı beyanında bulunduğu belirtilen kabahatli şirket çalışanın kimlik bilgileri yazılı olmadığı gibi, çalışanın beyanlarının çelişkili olduğu, çevre tarafından işletmede döviz alım satımı yapıldığının bildirildiğinin belirtilmesine rağmen bu iddiada bulunan kişilerin kimlik bilgileri yazılı olmadığı gibi imzalı beyanlarının da alınmamış olduğu, keza kabahatli şirketin işletmesinin bulunduğu Eyüp Park Avm'nin internet sayfasında yapılan araştırmada mağazaların kategorize edildiği, kabahatli şirketin "Hizmetler" başlıklı kategori altında "Altın Döviz" işiyle iştigal eden firmalar arasında gösterildiği, ancak Eyüp Park AVM yönetimi tarafından düzenlenen internet sitesinde yer alan bu bilgiler nedeniyle kabahatli şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığı gibi bahse konu ibarenin davacı şirketin döviz alım satımı yaptığını somut olarak ortaya koyan bir delil mahiyetinde de olmadığı, bu kapsamda uluslararası para transferi işlemlerinde temsilcilik faaliyeti yürüten kabahatli şirketin ödeme hizmetleri sırasında döviz alım satımı yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve izinsiz döviz alım satımı yaptığı hususunun somut delillerle tespit edilemediği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, 1567 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi gereğince faaliyet izni bulunmaksızın döviz alım satımı yapanlar hakkında tatbik edilecek idari para cezasının 50.000,00 Türk lirası ile 250.000,00 Türk lirası arasında belirlenmesi gerektiği, söz konusu eylem nedeniyle verilen idari para cezalarında her yıl yeniden değerleme oranına göre idari para cezalarının alt ve üst hadlerinin belirlendiği, bu kapsamda idari para cezasının uygulandığı 2020 yılı için alt sınırın 75.834,00 Türk lirası olduğu dikkate alındığında somut gerekçe gösterilmeksizin alt hadden uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma isteminde yer verilen ''...temsilcilik faaliyeti yürüten kabahatli şirketin ödeme hizmetleri sırasında döviz alım satımı yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı...'' yönündeki anlatım yerinde değil ise de; muteriz tarafından faaliyet izin belgesi bulunmadan ticarî amaçla döviz alım satımı yapıldığı hususunda dosya kapsamında somut delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden inceleme dışında bırakılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE, 2. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/2998 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca muteriz hakkında uygulanan idari yaptırım kararının kaldırılmasına, dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/12997, K. 2025/3481, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-12997-e-2025-3481-k-12162e680b26