Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/18835 E. 2013/16657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/18835
- Karar No
- 2013/16657
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.08.2013 gün ve 2013/13449/52803 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.09.2013 gün ve KYB 2013/288342 sayılı ihbarnamesi ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/03/2013 tarihli ve 2013/14900 soruşturma, 2013/8302-2391 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2013 tarihli ve 2013/82 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/04/2013 tarihli ve 2013/241 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, mahkemece, şüphelinin ulaşılabilecek adres bilgilerinin iddianamede belirtilmediği ve soruşturma evrakı içersinde, şüphelinin ülkemizde veya 3. bir ülkede kendisine ulaşılabilecek bir adresinin bulunmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında söz konusu hususunun yer almadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği, kaldı ki, somut olayda soruşturma aşamasında, şüphelinin tercüman aracılığıyla atılı suçla ilgili olarak savunmasının alındığı, kimlik bilgilerini içeren pasaport sureti ve kriminal ekspertiz raporunun dosyaya celbedildiği, toplanan delillerin şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli olduğu gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.03.2013 gün ve 2013/14900 soruşturma, 2013/8302 esas, 2013/2391 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2013 gün ve 2013/82 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 gün ve 2013/241 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.