Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12985 E. 2025/2478 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12985
- Karar No
- 2025/2478
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3189 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 1.238.344,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2021 tarihli ve 2021/1611 defter, 2021/810 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun, kısmen kabulü ile 620.099,00 Türk lirası tutarında bedelin kaldırılmasına dair İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/5757 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/3189 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54848 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54848 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 1-21/09/2018 tarihli ve 18340100EX006609 sayılı Gümrük Beyannamesi ile anılan şirketin yapmış olduğu ihracata dair 4.641,055,02 USD tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 180 gün geçtikten sonra idari para cezası kesinleşmeden önce yurda getirildiğinden bahisle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; İhracat Genelgesinin 4/1. maddesinde, "(1) 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiili ihracatı gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 180 gün azami süre olup bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilmesi esastır" şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, Kabahatli şirket vekili tarafından sunulan müşteri nüshası olarak düzenlenen ihracat kabul belgesinin içeriğinde fiili ihraç tarihinin 23/09/2018, bedel getirme süresinin ise 22/03/2019 olarak belirtildiği ve ihracata konu bedelin ise 19/09/2018 tarihinde Almanya ülkesinden yapılan transfer ile ülkeye getirildiği anlaşıldığından, fiili ihracat tarihinden önce 19/09/2018 tarihinde ülkeye getirilen bahse konu ihracat bedeli kabul belgesinin sıhhat ve içeriğinin teyidi amaçlı ilgili banka şubesinden sorulduktan sonra ihracat bedelinin ihraç tarihinden önce ödenip ödenmediği hususunun da araştırıldık sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde ''..Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz..'' şeklinde bulunan düzenleme ile, 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde ''..Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır...'' şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar para cezası belirlenmesi, belirlenen bu miktarın yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olmaması gerektiği cihetle, bu husus gözetilmeden doğrudan yüzde ikibuçuk oranında belirlenen miktar üzerinden idari yaptırım kararı verilmesi karşısında itirazın bu sebeple kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İhracat işlemine ilişkin gümrük beyannamesinde yer alan döviz cins ve miktarının, kanun yararına bozma ihbarnamesinde farklı gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE, 2. İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/3189 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.