Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10902 E. 2025/7150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10902
- Karar No
- 2025/7150
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/977 E., 2022/892 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Anayasa'nın 40/2., 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2., 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merciii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Hüküm temyize tabi olup, kanun yolunun bu yönde gösterilmesi gerekirken, yanıltıcı şekilde "..Yargıtayda temyiz yasa yolu açık olmak üzere, kararın katılan kurum vekiline tefhim, sanıklar ..., ... ve ...'ya tebliğ tarihinden itibaren, 15 gün içerisinde, mahkememize bir dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek şartı ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle istenebileceği,..." denilmek suretiyle sanık ...'in yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık ...'in kanuni süresinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ...'in yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 08.08.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.