Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9017 E. 2025/11904 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9017
- Karar No
- 2025/11904
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1545 E., 2021/645 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz isteğine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Ancak; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen ve teşdit uygulanan temel cezadan sonra tartışılıp "eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif - hafif - fahiş takdir edilmediğinden bahisle uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.