Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/7765 E. 2024/5802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7765
Karar No
2024/5802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/748 E., 2021/1812 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği, önleme araması kararı ile araçta arama yapılamayacağına, cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararı ile yol uygulama noktasından kaçan ve takip edilerek durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta 9690 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, atılı suçlamayı ikrar etmiş, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme gücünün bulunmadığını beyan etmiştir. Suça konu eşyaların kaçak olduğuna ilişkin 01.10.2014 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin ruhsat sureti, kira sözleşmesi ve malen sorumlu beyanı dava dosyasında mevcuttur. Tüm dosya kapsamına göre olayda ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve sanığın ikrarı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında kurulan hüküm, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 09.10.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde; Dairemizin 2023/19192 Esas sırasında kayıtlı olan ve aynı gün incelenen Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/416 Esas, 2023/499 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 04.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.10.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2.Ele geçen kaçak sigaralar nedeniyle dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan KEMT varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 9.690,00 TL, bilirkişiden alınan 19.02.2014 tarihli raporda ise toplam CIF değerinin 15.061,03 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, Gümrük İdaresine bilirkişi raporunda belirtilen CIF değeri üzerinden suça konu eşyanın gümrük vergileri ve gümrüklenmiş değerinin sorularak, sonucuna göre sanığın lehine olan miktarlar esas alınarak etkin pişmanlık ve kamu zararı ödeme ihtarları yapılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Ele geçen kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturması, yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek; malen sorumlu ...'ın beyanlarında nakil aracını araç kiralama işi ile uğraşan akrabası ...'a yazılı kira sözleşmesi ile kiraya verdiğine, sanığın ise nakil aracını arkadaşı ...'ndan ödünç aldığına dair beyanları karşısında, sanığın arkadaşı ... isimli şahıs tespit edilerek mahkemede dinlenilmesinin ardından, nakil aracının sanığa ne şekilde verildiğinin, kiraya verilip verilmediği, taraflar arasında suç tarihi itibarıyla geçerli olan yazılı kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı, suç tarihi ve öncesinde dava konusu aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle belirlenmesi ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlenerek müsaderesi ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile nakil aracının müsaderesi talebinin reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Sanık hakkında tayin edilen adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi, ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 109 uncu ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51 inci maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde "ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal sürede taksitlerin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına," karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Katılan ... İdaresi'nin gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/7765, K. 2024/5802, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-7765-e-2024-5802-k-949016d7577c