Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/7361 E. 2025/11902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7361
- Karar No
- 2025/11902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1681 E., 2022/116 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan kurum vekili temyizi bakımından buna hasren inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, Ancak; 1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için Mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda usule uygun ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği halde; sanığa buna ilişkin usule uygun herhangi bir ihtarat yapılmadan ve ödeme yapması halinde yasal düzenlemeden yararlanabileceği hakkında bilgilendirilmeden ilgili hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması,
2.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının kayden maliki ...'in beyanında, "aracın ikinci kez kaçakçılıkta yakalandığını, ilk yakalandığında aracı ... isimli şahsa emaneten verdiğini ve o sırada aracı ondan alan bir şahıs tarafından aracın kaçakçılıkta kullanıldığını, hasar alması nedeniyle olaydan sonra tamir ettirmek üzere yeniden Hüseyin isimli şahsa verdiğini ve ikinci kaçakçılık olayının gerçekleştiğini"; sanığın da savunmasında "aracın ...'ye ait olduğunu, kendisinin onun yanında şoför olarak çalıştığını" belirtmesi karşısında, malen sorumluya ait aracın atılı kaçakçılık suçuna tahsis edildiği, yakalanan eşyanın değeri ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının suç tarihindeki değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığı anlaşılmakla, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.