Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/6616 E. 2026/7246 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6616
- Karar No
- 2026/7246
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/110 E., 2022/147 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 02.11.2013, 05.11.2013 HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ...hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarınıniadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, 05.11.2013 günü Küçüksu Jandarma Komutanlığının dur ihtarına uymayarak kaçtığı belirlenen 34... plakalı nakil aracının yapılan takip sonucu durdurulması üzerine sanık ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ...'ün ise yolcu koltuğunda bulunduğu araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuk yolcu ayaklarının bulunduğu yerde ve bagaj kısmında 411 karton kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ün aşamalardaki savunmasında, ele geçen sigaralardan yalnızca 10 kartonunun kendisine ait olduğunu ve daha önce alışveriş yaptığı dükkana borcu karşılığında vermek için satın aldığını beyan etmesi, olayın diğer sanığı ...'in ise 13.11.2013 tarihli duruşmada alınan beyanında, sanık ... ile birlikte kiraladıkları araç ile ... ilçesi .. köyüne giderek 4.700,0 TL karşılığında suça konu sigaraları satın aldıklarını, sigaraların 400 kartonunun kendisine ait olup, 10 kartonun ...'e ait olduğunu ve suça konu sigaraları yakalanmasalardı Bitlis ilinde piyasaya süreceklerini belirtmesi karşısında, sanık savunmaları, sigaraların bulunduğu yer, miktar, niteliği ve yakalanış şekli birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ün, diğer sanık ... ile iştirak halinde suça konu sigaraları naklettiği gözetilmeksizin, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 2 30... . maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanığın 02.11.2013 tarihli eyleminin net bir şekilde tespit edilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili, delilleri ve nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması icabettiği nazara alınmadan, bu ilkelere uyulmadan, gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa 05.11.2013 tarihli olayda ele geçen kaçak sigaralar ile zincirleme suça esas alınan birleşen dosyada 02.11.2013 tarihli olayda ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması ve sanığın asıl dava dosyası yönünden gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödemek istemediğine ilişkin bir beyanı bulunmamasına rağmen hükmün gerekçe kısmında "sanığın alınan savunmalarında her iki olaya ilişkin gümrüklenmiş değerin iki katı olan 106.262,88 TL ile kamu zararı 43.931,44 TL'yi ödemek istemediğini beyan etmesi nedeniyle 5607 sayılı Kanun 5/2 maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır." şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Mahkemece hükmün gerekçe bölümünde lehe aleyhe Kanun karşılaştırması yapılırken, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 10... . maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi somut olaya tatbik edilmesine rağmen, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin uygulanması esnasında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmadan değerlendirilme yapılması suretiyle lehe Kanun'un tespit edilmesi,
3. Zincirleme suçlarda zincirleme suça dahil olan eylemler bağımsızlıklarını muhafaza ettiklerinden 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi kapsamında zincirleme suçu oluşturan her bir eylemin gümrüklenmiş değeri ayrı ayrı dikkate alınarak, toplam gümrüklenmiş değere göre değil de, gümrüklenmiş değerlerden en ağır olanına göre uygulama yapılması gerektiği, buna göre de her iki olayda ele geçen eşyaların değerlerinin paranın alım gücü ve günün ekonomik koşullarına göre hafif olduğu gözetilmeden, kaçak eşya değerinin normal olduğundan bahisle 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
4. Suçta kullanılan 31... plakalı ve 13... plakalı nakil araçlarının iadesine ilişkin kararların, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 23.06.20 20... .12.2020 tarihli ilâmları ile onanmak suretiyle kesinleştiği gözetilmeden, temyize konu hükümde nakil araçları hakkında yeniden iade kararı verilmesi,
5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "02.11.2013, 05.11.2013" yerine "05.11.2013" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.