Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5026 E. 2025/12939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5026
Karar No
2025/12939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/538 E., 2021/606 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık ...'nın temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun olarak 17.11.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1 haftalık yasal süre sonra 29.11.2021 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Sanık ...'nın Temyiz İstemi Yönünden Sanık ...'nın yokluğunda verilip 17.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 29.11.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de

tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Dava konusu eşyanın değerinin "normal değer" aralığında olduğu ve suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) sanık lehine olduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 11.02.2014 olduğu,

Yapılan UYAP sorgulamasında temyiz edilmeden kesinleşen Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/377 Esas, 2013/691 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.09.2013 olduğu anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği,

Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5026, K. 2025/12939, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-5026-e-2025-12939-k-c149a56402cc