Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4636 E. 2026/3772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4636
- Karar No
- 2026/3772
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/731 E., 2021/195 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıklara eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde haklarında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, sanık ...'a usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmadığı, sanık ...'a ise gümrüklenmiş değerin iki kadar parayı hüküm verilinceye kadar ödeyebileceği ihtar edilmesi gerekirken ödeme yapması için 90 günlük süre verilmesi suretiyle yanıltılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/1. maddesindeki düzenlemenin "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır." şeklinde olduğu cihetle, suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan, adli sicil kaydında yer alan ilâmın silinme koşullarının oluşması nedeniyle engel hali bulunmayan sanık hakkında erteleme hükmünün değerlendirilmesinde 3 yıllık sürenin dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 51/1-(b). maddesinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme de yapılmaksızın "sanık hakkında verilen hapis cezasının miktarı" gerekçe gösterilmek suretiyle erteleme hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Kaçak eşyanın tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.