Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3201 E. 2025/4218 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3201
Karar No
2025/4218
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/811 E., 2021/426 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıkta ele geçirilen eşyanın kaçak çay olduğu gözetilmeden, yakalanan eşyanın tütün mamulü olduğundan bahisle uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10. ve 3/10. son maddesi uygulanarak cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 2.Suça konu kaçak eşyanın Suriye sınırından Türkiye tarafına geçirilirken kesintisiz takip sonucu yakalanması karşısında 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesine göre belirlenecek ceza üzerinden, 3/1-2. cümlesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre ise; 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 08.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.01.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında Dairemizin 2021/31518 Esas sırasında kayıtlı aynı gün incelenen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/495 Esas, 2021/138 Karar sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin sırasıyla 08.05.2013 ve 22.05.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 26.02.2014 ve 05.03.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve malen sorumlu vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3201, K. 2025/4218, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-3201-e-2025-4218-k-4413a2b546f5