Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2510 E. 2024/12247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2510
Karar No
2024/12247
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/252 E., 2014/248 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında beraat, 2.Sanıklar ..., ..., ... hakkında mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yol kontrol ve uygulama noktasında, önleme araması kararına istinaden arama yapılan aracın öncü araç olduğunun tespiti sonrası, uygulama noktasının hemen gerisinde park halinde görülen ve yapılan ilk mülakatta sanık tarafından içinde sigaralar olduğu belirtilen, yine edinilen istihbarata dayalı bilgiler üzerine uygulama noktasında geçişi beklenen ancak öncü aracın bilgi vermesi üzerine kontrol noktasına gelmeyen araçta yapılan aramanın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu haliyle de sanıkların toplu olarak atılı suçu işledikleri gözetilmeden eylemin ferdi kaçakçılık olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar hakkında tayin edilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmış olması nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında kazanılmış hak teşkil etmeyen ve güvenlik tedbiri niteliğinde olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince sanıklar ... ve ...'nun denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri halinde ertelenen cezaların kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde infazı kısıtlayacak şekilde ertelenen cezaların tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi, 5.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, 6.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, tutanak tarihi olan 22.04.2013 yerine 22.03.2013 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ...'in ve sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2510, K. 2024/12247, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-2510-e-2024-12247-k-5f0bb8ecf6df