Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3040 E. 2025/5863 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3040
Karar No
2025/5863
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/579 E., 2016/320 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLE : 1. Sanıklar ... ve .......... hakkında beraat; 2. Sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkındaki beraat kararları ve nakil aracının iadesi kararı ile sınırlandırılmış olduğu görülerek yapılan incelemede; I- Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümleri Yönünden; Sanık ...'in aşamalarda değişmeyen savunmalarında, olay günü diğer sanıklar ...ve ...'un başka bir araçla kendisine öncülük yaptıklarını ve ...'un kendisini .............. numaralı hattan arayarak bilgi verdiğini beyan etmesine rağmen sanıkların bu hattın kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri, ancak dosyaya sadece ... numaralı hatta ilişkin HTS kayıtlarının talep edildiği görülmekle, sanıklar ... ve ...'un suç tarihinde kullandıkları telefon numaraları tespit edilerek, telefon hatlarının olay günü ve öncesindeki bir haftalık HTS kayıtlarının istenerek olay günü ... ile beraat eden sanıklar aralarında görüşme olup olmadığının ve bulundukları baz istasyonlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Ve Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak. 1.Dosyada KEMT varakasının bulunmadığı gözetilerek Gümrük İdaresine suça konu kaçak sigaralarla ilgili KEMT varakası düzenletildikten sonra; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, Kabule göre ise, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 26.11.2015 olduğu,Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/100 Esas sayılı dosyasında ana dosyaya ilişkin suç tarihinin 09.07.2015 iddianame düzenleme tarihinin 02.12.2015, birleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/559 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30.08.2015, iddianame düzenleme tarihinin 08.09.2015, birleşen Silvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/76 Esas ayılı dosyasında suç tarihinin 13.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.02.2016 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait dosyaların incelenmesi, birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Suça konu kaçak eşyaların, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkâniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek; sanık ...'in suçta kullanılan aracı diğer sanıklardan teslim aldığına ilişkin savunması, suçta kullanılan aracın kayden maliki olan ... Turizm Tic. A.Ş. yetkilisinin aracı uzun dönem kiralama ve hizmet sözleşmesi ile ... Taşımacılık Ltd. Şti.'ne kiraladığını beyan etmesi ve buna ilişkin kira sözleşmesi sunması karşısında, ...Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. yetkilisi dinlenerek ....... plakalı aracın kim tarafından kiralandığı ve buna ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı araştırılarak, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilmesi ve sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3040, K. 2025/5863, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-3040-e-2025-5863-k-3284c64ff5d5