Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18448 E. 2025/4807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18448
Karar No
2025/4807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/631 E., 2021/977 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dosyada suça konu kaçak eşya hakkında iki ayrı kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası düzenlendiği anlaşılmakla, Mahkemece KEMT varakalarındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, gerekirse sanığa yeniden usulüne uygun olarak etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, usulüne uygun ihtarat yapılmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 13. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18448, K. 2025/4807, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18448-e-2025-4807-k-0f0d566f5e5b