Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18079 E. 2024/10158 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18079
Karar No
2024/10158
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/370 E., 2021/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, kamu zararının giderilmemesine rağmen sanığa verilen hapis cezasının ertelendiğine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 03.03.2014 tarihinde Kıyıgören Hudut Karakolu sorumluluk sahasında 1. derece askeri yasak bölgede sanığın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın olduğu görülerek kolluk kuvvetlerince araç durdurularak yapılan aramada, aracın orijinal olmayan yakıt deposunda toplamda 1.260 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen kaçak akaryakıtı aracında kullanacağını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına, trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına dair verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakında kurulan hükümde, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilâmından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 2.Sanığa verilen erteli hapis cezasının kısa süreli olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 3.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereği, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine dair ihtarda bulunulmaması ve sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesinin ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi, 4.Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesinde yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini söylemesi ve kamu zararını gidermesi nazara alınmaksızın yazılı şekilde koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18079, K. 2024/10158, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18079-e-2024-10158-k-896d9fc5c654