Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18034 E. 2026/3203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18034
- Karar No
- 2026/3203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/189 E., 2021/1050 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Nakil aracının iadesine ilişkin kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2019/16695 Esas, 2019/6179 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği gözetilmeden nakil aracı hakkında yeniden karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup nakil aracı ile ilgili yeniden verilen karara yönelik temyiz istemi, inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Hükmün gerekçesinde sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun 43/1. maddesi uyarınca cezasında 1/4 oranında artırım yapılmasından sonra belirlenen 3 yıl 9 ay hapis ve 6 gün adli para cezası üzerinden anılan Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezası yerine, 3 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 5 gün adli para cezası olarak yazılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ve hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
3.Sanığın adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas alınan ilâmın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin ''sanıklardan" tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.