Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17967 E. 2024/10837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17967
Karar No
2024/10837
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/383 E., 2021/74 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, eksik vekalet ücretine hükmolunduğuna, cezanın azlığına ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebebi, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

II.GEREKÇE Olay tarihinde sanığın idaresindeki tankerle Esendere Kara Hudut Kapısından Türkiye'ye giriş yaparken, aracın boş olduğunu beyan ettiği, ancak tankerin taban kısmında yoğunluk tespit edilmesi üzerine gerçekleştirilen aramada 130 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, kaçak akaryakıtı aracında kullanmak için bulundurduğunu beyan etmiştir. Kanun iadesi sonrasında sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını bildiren etkin pişmanlık ihtaratlı tebligat usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, ancak sanığın ödemede bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanığa bozma sonrası 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı hatalı belirtilmiş ise de; sanığın ödeme iradesi göstermediği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak akaryakıtın ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hususları, 3.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek vekalet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan vekalet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle vekalet ücretine hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik vekalet ücretine hükmolunması, 4.Sanık hakkında 31.05.2016 tarihinde açıklanan hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'a getirilen lehe düzenlemelerin uygulanmasının gerekmesi nedeniyle ilk derece mahkemesine iade edilmesi üzerine incelemeye konu hükmün kurulduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın hüküm kısmının ilk paragrafında uyarlama yargılaması yapıldığı şeklinde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.

III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün ilk paragrafının tamamen çıkartılması, hükmün hak yoksunluğuna ilişkin paragrafının çıkartılması ve hükümden eşya müsaderesine ilişkin fıkra çıkarılarak yerine ''Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi, hükümden vekalet ücretine ilişkin paragraf çıkarılarak yerine ''Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek vekalet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan vekalet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle hesaplanan 2.580,00 TL vekalet ücretine hükmolunmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17967, K. 2024/10837, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17967-e-2024-10837-k-54ff43d6ba14