Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17033 E. 2023/1740 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17033
- Karar No
- 2023/1740
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1167 E., 2021/709 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, tasfiyesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/409 Esas, 2014/628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/19046 Esas, 2020/14565 Karar sayılı ilâmıyla; "...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen '' Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.'' şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun' un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun' un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK' nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu," nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/1167 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun' un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve 5607 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine göre tasfiyesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2022 tarihli ve 2021/149259 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 1.Sanık hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmedilmesine, sanığın suç tarihinde sabıkasız olmasına ve suçun konusunun çok az sayıda kaçak eşya (pek hafif) olmasına karşın, somut bir gerekçe sunulmadan Kanun maddeleri tekrar edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddelerinin uygulanmadığına, sanık hakkında anılan maddelerin uygulanmayacak olunması durumunda dahi hangi gerekçeyle uygulanmadığının açık ve somut olarak belirtilmemesinin bozma sebebi olduğuna, Mahkemece verilen kararda ise her üç kanun maddesinin uygulanmama sebebinin somut olarak gösterilmediğine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.02.1992 tarihli 4-356/15 Esas sayılı kararı ve anılan karara uygun istikrarlı uygulamalarda gerekçenin makul ve makbul olması takdiri indirim nedenini uygulamama gerekçesi olarak gösterilen nedenlerin yasa metninin tekrarı ve soyut olmaması ile dayanağın neler olması gerektiğinin vurgulandığına, (3. CD 11.04.2007 2007/2365 E. 3251 K.) 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.04.1999 tarihli ve 1999/61-74 sayılı kararında belirtildiği gibi aynı suç işleme kararının varlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirleneceğine, önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantının, aynı suç işleme kararının bulunduğunu gösterdiğine, bu nedenle UYAP sisteminden yapılan sorgulamada eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme biçimde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından her dosyanın incelenmesi ve gerektiğine, birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, yerel mahkemenin kararının bozulması gerekmekte olduğuna, 3.Sanığın, daha önce verdiği samimi ve açık beyanlardan da anlaşılacağı üzere, sanığın, ele geçirilen ürünlerin kaçak olduğunu bilmemekte olduğuna, atılı suçun gerçekleşmiş olması için müvekkilinin eşyanın kaçak olduğunu bilmesi, bilerek alması yada bulundurması gerektiğine, eşyaların kaçak olduğunu bildiği söylenemeyeceği için suçun oluşmayacağına, ayrıca suçun manevi unsurları olan kastın varlığından da eşyaların kaçak olduğunun bilinmemesi sebebiyle de bahsedilemeyeceğine, 4.Dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğini gösterir herhangi somut bir delilin bulunmadığına, mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için yeterli şüphenin oluşması gerektiğine, öncelikle suç işleme kastının varlığının ispatlanması gerektiğine, mahkûmiyet içinde kuşku ve ihtimali değerlendirmelerin bir kanıya değil kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğine, bu ispatın hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir açıklıkta olması gerektiğine, söz konusu yargılama göz önüne alındığında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin vücut bulacağının aşikâr olduğuna, mahkûmiyetin büyük ya da ... ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiğine, 5. Re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde, cadde üzerinde elinde iki adet siyah renkli battal boy poşet ile ... sanığın durumundan şüphelenen emniyet görevlilerinin, Denizli (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/297 Değişik İş sayılı kararı uyarınca yapmış oldukları aramada, poşetler içerisinde 95 karton gümrük kaçağı sigara ile 33 paket gümrük kaçağı pipo tütününün ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık bozmadan sonra alınan savunmasında, sigaraları inşaatta çalışan arkadaşlarının isteği üzerine aldığını, bunun suç olduğunu bilmediğini, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiş ise de bozma öncesinde Mahkemece tespit edilen savunmasında, suçlamanın ... olduğunu, sigaraların kendisine ait olduğunu, Adana'dan masraflarını çıkartmak ve satmak için getirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun' un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun' un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun' un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun' un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre ise; 1.Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu gibi hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanı da bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ''... kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre'' ve anılan Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususları ayrı ayrı değerlendirilip sanık hakkında anılan hükümlerin uygulanma imkanı bulunup bulunmadığı belirlenmeden; “ Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasını barındıran mahkûmiyeti bulunması dolayısıyla ve tekerrüre esas adli sicil kaydı nedeniyle şartları oluşmayan TCK 50. ve 51. maddelerindeki erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yeterli ve dosya kapsamı ile uygun olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığı kararı verilmesi, 2.Dava konusu kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tasfiyesine de hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/1167 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.