Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16952 E. 2024/9632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16952
Karar No
2024/9632
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/217 E., 2022/160 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan aracın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, alt sınırdan ceza tayin edildiğine, sanığın cezasında indirim yapılmaması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi, suça konu akaryakıtı şahsi kullanımı için aldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tarihinde kolluk ekiplerince alınan bir ihbar üzerine Organize Sanayi Bölgesi otopark alanında park halinde bulunan sanığa ait 34 ZL ... plaka sayılı tır dorsesinin içerisinde, Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada 1000'er litrelik 6 adet plastik bidon içerisinde toplam 6000 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, bozma sonrasında gümrüklenmiş değerin iki katı ve gümrük vergilerinden oluşan kamu zararını ödemesi hususunda yapılan ihtarata rağmen duruşmaya katılmamış ve herhangi bir ödeme iradesi de göstermemiştir. Suça konu akaryakıta ilişkin analiz raporu dosya içerisinde olup, 04.12.2013 tarihli İnönü Üniversitesi Pal Laboratuvarı tarafından düzenlenen analiz raporuna göre; numunenin ulusal marker ölçümünde marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, kükürt değeri yüksek organik bir sıvı eklenerek tağşiş edildiği, tağşiş ve/veya hile amacı ile akaryakıta katılabilecek ürün içerdiği tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmaksızın, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kabule göre ise; 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 21.08.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında temyiz edilmeden kesinleşmiş olduğu anlaşılan aynı mahkemenin 2014/349 Esas, 2016/72 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.08.2013 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü ve dokuzuncu, yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile üçüncü ve sekizinci fıkralarındaki değişiklikler ve onuncu fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16952, K. 2024/9632, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16952-e-2024-9632-k-b1f9d5ea0fa8