Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16542 E. 2024/9846 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16542
Karar No
2024/9846
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/103 E., 2022/53 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'nın temyiz isteği, kendisinin gümrüklü sahalarda bir işlem yapmasının mümkün olmadığına, verilen cezanın yüzüne okunmadığına, hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanık ...'ın söz konusu davanın mağduru durumda iken sanık olarak dosyaya dahil olduğuna, hakkında gerekli özen ve dikkatli soruşturma yürütülmediğine, adil yargılanma hakkı ve suçun şahsiliği ilkesi gereği hak ihlali yapıldığına, suçu işlediğine dair gerekçenin sadece diğer sanığın beyanına dayanmakta olduğuna, hukuka ve hakkaniyete aykırı hükmün re'sen gözetilecek nedenlerle bozulmasına ve sanık ...'ın beraatine karar verilmesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, AHL Kargo Gümrük Müdürlüğünce tescilli 12340300IM367884/14.09.2012 tarih sayılı göndericisi Shenzen Daxinkei LTD., alıcısı temyiz inceleme dışı sanık ... olarak beyan edilen Çin Halk Cumhuriyetinden gelen 1 kap 1200 adet kapı zili cinsi eşyaların yapılan risk analizi neticesinde sarı hattan (belge kontrolü) kırmızı hatta (fiziki muayene ve tespit) Müdürlük Makamınca sevk edilmesi üzerine 12340300IM367884/14.09.2012 tarih sayılı beyannameyi sarı hat muayene memurundan alan temyiz incelemesine konu sanık ...'ın kırmızı hatta atanan eşyanın fiziki kontrol için beyannameyi talep edilmesine rağmen Gümrük İdaresine sunmaması üzerine BİLGE elektronik sistem üzerinden dökülen 12340300IM367884/14.09.2012 tarih sayılı beyannameye Müdürlük Makamınca heyet oluşturulmak sureti ile tespit işlemi yapılmasına dair derkenar havalesine istinaden 17.09.2012 günü AHL Kargo Gümrük Müdürlüğü ile İstanbul Kaçakçılık İstihbarat Müdürlüğü personellerince oluşturulan heyet ile tespit işlemine geçildiği, teknik yetersizliklerden dolayı kısmî tespit yapılan işlem neticesinde 1 kalem 1200 adet, 686 kg kapı zili olarak beyan edilen eşyalardan ilk sırasının üzeri kapı zili alt kısımlarında da gizlenmiş vaziyette 8517 1200 00 11 GTİP'te yer alan ithalinde 2011/8 sayılı Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği gereğince Uygunluk Belgesi, Sanayi Bakanlığınca Garanti Belgesi, adette 100 TL Özel Tüketim Vergisi olan, F1 marka 2000 adet cep telefonu ile kolilerin içinde beyan edilmeyen 622 adet adaptör içerisine gizlenmiş vaziyette cep telefonlarının görüldüğü, ancak teknik yetersizliklerden dolayı sayım ve tespit işlemi yapılamamış olması nedeniyle konu hakkında bilgi vermek ve talimatlarını almak için Cumhuriyet savcısının arandığı, "Eşyaların muhafaza altına alınarak ilgili mahkemeden elkoyma kararı talep edilmesi, şüphelilerin ifadelerinin alınarak dosyanın ikmalen Makamlarına intikal ettirilmesi, işlemlerin teknik boyutunun olması ve koşulların elverişsiz halde olması halinde ertesi gün de sayım tespit işlerinin devam ettirilmesi" talimatı alınmasına müteakiben 18.09.2012 tarihinde devam edilen sayım tespit işlemi sonucunda beyan edilmeyen adaptör cinsi eşyaların içerisine gizlenmiş vaziyette ... marka 1112 model 561 adet, ... marka 1208 model 440 adet, .... marka 2330 model 266 adet, ... marka 1200 model 1457 adet, ... marka 1209 model 330 adet, Iphone marka 88 adetten ibaret 5142 adet cep telefonu, telefonların içine gizlendiği 622 adet içi boş adaptör cihazı ve 70 adet kapı zili tespit edilmesi üzerine, dökümü yapılan telefonlardan 16 adet cep telefonunun sondaj usulü alınarak çalıştırıldığı, ekranına *#06# yazılarak telefonların beyninde kayıtlı olan IMEI numaralarının önce cep telefonlarının arkasındaki IMEI etiketlerinde yazılı olan IMEI numarası ile benzer olup olmadığının kontrol edildiği ve aynı olduklarının tespit edildiği, ardından da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun resmi internet sitesi üzerinden Mobil Cihaz Kayıt Sistemi (MCKS) ekranından cep telefonlarının IMEI numarası sorgulamasının yapıldığı, yapılan sorgulamada, tespiti yapılan 16 adet cep telefonunun ithalat yoluyla kaydının yapıldığı ve Türkiye'de kayıtlı olduğunun tespit edildiği, F1 Marka 2000 adet ile 622 adet adaptör içerisine gizlenmiş ... marka 1112 model 561 adet, ... marka 1208 model 440 adet, ... marka 2330 model 266 adet, ... marka 1200 model 1457 adet, ..... marka 1209 model 330 adet, Iphone marka 88 adetten ibaret 5142 adet cep telefonu, telefonların içine gizlendiği 622 adet içi boş adaptör cihazı ve 70 adet kapı zilinin muhafaza altına alındığı, sondajlama usulü ile alınan cep telefonlarının IMEI numaralarının Türkiye'de kayıtlı olup olmadığı ile ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yazı yazıldığı ve anılan kurumdan alınan cevabi yazıda sondajlama usulü seçilerek sorgulanması istenilen cep telefonlarının Türkiye'de daha önce ithalat yoluyla kayıtlı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Temyiz inceleme dışı sanık ...; kendisine gümrükte yardımcı olan sanık ...'ya gümrük işlemlerini takip etmesi için vekaletname ve EDI şifresini verdiğini, temyiz inceleme dışı sanık ...; sanık ...'nın, sanık ...'ın kimlik numarasını bildiğini, şifrenin de kendisinin araba ruhsatının arasında olduğunu, sanık ...'ın şifreyi alarak işlemleri başlattığını, temyiz incelemesine konu sanık ...; tüm bu işlemleri firmasının üzerinden işlem yapıp EDI şifresini kullandığı sanık ...'ın bilgisi dışında gerçekleştirdiğini, bu işi yapması için sanık ... ile görüşüp beyannameyi ona verdiğini, temyiz incelemesine konu sanık ...; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Her ne kadar sanık ... hakkında vefat etmesi nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de; sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu anlaşılığından, Tebliğname'nin (1) numaralı fıkrasında belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır. Etkin pişmanlık ihtaratı yapılan sanıkların ödeme iradesi göstermedikleri anlaşıldığından, Tebliğname'nin (2) numaralı fıkrasında belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır. Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu kaçak eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16542, K. 2024/9846, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16542-e-2024-9846-k-4e7c97462674