Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15856 E. 2024/8229 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15856
- Karar No
- 2024/8229
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/436 E., 2021/324 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, hapis cezasının ertelenmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince sokak üzerinde elindeki yırtık poşetlerde kaçak sigara olduğu görülen sanığın elindeki poşetlerde 45 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını ifade etmiştir. Bozma ilamı sonrasında, Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında soruşturma aşamasında bu hususta bilgilendirilmeyen sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim uygulanacağı belirtilmeliyken, sanığa ödemenin yasal sonuçlarının bildirilmediği görülmüştür. Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması, akabinde 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen düzenlemelerin sanık lehine değerlendirilmesi gerekirken, temel cezanın doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenmesinden sonra aynı Kanun'un 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesinin yasal sonuçlarının bildirilmemesi suretiyle yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenmesinin mümkün olduğu ve sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedildiği halde, "hapis cezasının" ertelenmesine karar verilmesi gerekirken, ayrım yapılmaksızın sanık hakkında cezanın ertelenmesine karar verilmesi, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi, 5. Hapis cezası ertelenen sanık 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarındaki ihtaratlara yer verildiği halde uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altınca fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.