Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15285 E. 2025/2874 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15285
- Karar No
- 2025/2874
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2022/209 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; Davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmesine rağmen, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin duruşmaya katılmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine uygun biçimde davaya katılma talebinde bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmadığından aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22.fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri ile aynı Kanun'un 5/2. maddesi somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında ceza indirimi yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a.bendi uyarınca günlüğü 20,00 TL'den adli para cezasına çevrilirken 7.300,00 TL yerine 3.700,00 TL olarak hesaplanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, 4.5237 sayılı TCK'nun 52/4. Maddesi uyarınca adli para cezasının taksit sayısının dörtten az olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.