Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/2996 E. 2025/3205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2996
- Karar No
- 2025/3205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2021/1143 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi yönünden; malen sorumlu ...'ın mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını, davaya katılma talebinin olmadığını beyan ettiği cihetle, malen sorumlu vekilinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Malen sorumlu ...'ın mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1.Suç konusu eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. ... ve ... plaka sayılı araçlarda suça konu eşyanın ele geçirildiği cihetle; eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması ve dosyada yer alan beyanlardan iyiniyetli 3. kişiye ait olduğunun anlaşılması karşısında müsadere koşullarının oluşmadığı anlaşılan, sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu adına kayıtlı dava konusu çekici ve römorkun sonradan eklenen zulalı bölümlerinin sökülmek suretiyle sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; 1.Hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin (12) numaralı fıkrasından ''54" ibaresinin çıkartılarak yerine "54/4" ibaresinin getirilmesi, 2. Hükmün nakil araçlarının müsaderesine ilişkin (13) numaralı fıkrasının çıkartılarak yerine "Suçta kullanılan ...plaka sayılı araçların iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine yer olmadığına, zulalı bölümlerin masrafı sahibinden alınmak suretiyle sökülerek sahibine İADESİNE, karar kesinleştiğinde trafik sicili üzerindeki şerhin kaldırılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.