Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15163 E. 2024/10680 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15163
Karar No
2024/10680
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/274 E., 2021/704 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma - kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; yeterli delil olmadığı halde mahkûmiyetine hükmedildiğine, kararın mağduriyetine yol açtığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde, sanığın sevk ve idaresindeki kardeşi malen sorumlu adına kayıtlı .... plaka sayılı otomobilin trafik ekiplerince durdurulduğu sırada, araçta dışarıdan görünür şekilde kaçak sigara bulunduğunun görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada, 46.127,07 TL gümrüklemiş değere sahip 599 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık mahkemedeki savunmalarında; .... plaka sayılı aracı, kardeşi malen sorumludan emaneten aldığını, kaçak sigaraları para karşılığı nakletmeyi kabul ettiğini, eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Malen sorumlu mahkemedeki beyanında; olay tarihinde aracını ağabeyi olan sanığa hastası olduğu için emaneten verdiğini beyan etmiştir. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 599 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği, 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerden önce sanığa 15.04.2019 tarihli duruşmada etkin pişmanlık ihtaratı yapılmış olduğu ve bu ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtildiği, sanığın da ihtara cevaben ödeme gücünün bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanığın savunma içeriği ve malen sorumlunun beyanlarına göre, dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykrırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15163, K. 2024/10680, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-15163-e-2024-10680-k-bd20f66f6ddc