Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14839 E. 2024/9562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14839
- Karar No
- 2024/9562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2022/601 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, nakil araçları hakkında karar verilmemesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde İran ülkesinden Türkiye'ye giriş yapan sanığın aracında yapılan aramada dorsenin taban kısmından ulusal marker seviyesi geçersiz sonuç veren 100 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmalarında; kullanmakta olduğu araç için 100 litre akaryakıtı yolda kalmamak için aldığını, uzun yol şoförlerinin bu şekilde akaryakıt aldığını beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanığa 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın kendisine bildirilen tutarı ödediği anlaşılmıştır. Dairemizin 29.11.2021 tarihli ve 2021/6394 Esas, 2021/15876 Karar sayılı kararında Yüksekova 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/20 Esas, 2014/198 Karar sayılı kararı ile verilen nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanarak kesinleştiği ve mahkemece bu hususta yeniden bir karar verilmediği gözetilerek nakil aracı ile ilgili katılan vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 2.Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 1.Hükmün 5 inci fıkrasından ''1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 8 AY HAPİS VE 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına," ibaresi çıkarılarak yerine ''1/2 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulandığı bendinden ''6 AY 20 GÜN HAPİS VE 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,'' ibaresi çıkarılarak yerine ''5 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, 2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 9 numaralı fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.