Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14611 E. 2024/9518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14611
- Karar No
- 2024/9518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/677 E., 2022/277 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hakkında verilen hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE A. Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, müsaderesi talep edilen ve suça konu eşyaların naklinde kullanılan ..... plakalı aracın malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu, malen sorumlunun suç tarihinden önce 19.02.2014 tarihinde noterden düzenlenmiş kira sözleşmesi ile sanığa aracını kiraladığına dair kira sözleşmesini sunması nedeniyle aracın kaçak eşyaların naklinde kullanıldığını bildiğine ve iyiniyetli olmadığına dair dosyada yeterli delil olmadığından nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki malen sorumlu ... adına kayıtlı 34 JIB 69 plaka sayılı aracın açık olan kasa kısmında iki adet fiber tankın görülmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından yapılan aramada, aracın kasasında bulunan 1.000 litrelik iki fiber tankın içerisinde toplam 2.000 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; yakalanan ürünün akaryakıt olmadığını beyan etmiştir. Yerel Mahkeme tarafından 30.03.2015 tarihinde, sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu kaçak akaryakıtın müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği Mahkemesine iade edilmiştir. Sanığa suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onbirinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödememiştir. TÜBİTAK-MAM raporunda numunenin bitkisel yağ esaslı olduğu, numunenin hidrokarbon, metil bütan, metil pentan hekzan, metil siklopentan benzen, sikloheksan, terametil bütan, heptan, dimetil hekzan, tolulen, metil heptan, etil benzen, p-ksilen, solvent nafta, hekzanol karışımından oluştuğu, numunenin standart akaryakıt olmadığı için ulusal marker tespiti yapılamadığı, numunenin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) 2/1-5 maddesinde belirtilen akaryakıt tanımına uymadığı ve 5015 sayılı Kanun'un 2/1-21.c maddesinde tanımlanan kaçak akaryakıt olabileceği ve yasa dışı yollarla piyasaya sürülerek araçlarda akaryakıt olarak kullanılabileceği tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan TÜBİTAK-MAM raporuna göre suç tarihinde ele geçen eşyanın bitkisel yağ ve solvent karışımından oluşması, ticari miktarda kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıktan ele geçirilen eşya üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen analiz raporunda; numunenin bitkisel yağ ve mineral yağ karışım olduğunun belirtilmesi karşısında, eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilerek sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile suç tarihinde sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Nakil Aracının İadesine İlişkin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına yönelik hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.