Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1456 E. 2025/13710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1456
- Karar No
- 2025/13710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2021/697 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında tayin edilen neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 166 gün karşılığı adli para cezasında, gün karşılığı adli para cezasının paraya çevrilmemesi ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle cezanın 25.09.2014 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın doğrudan 25.09.2014 tarihli hükümde belirlenen netice ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (4) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanığa verilen gün para cezasının sanığın sosyal, ekonomik ve şahsi durumu nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL üzerinden 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" paragrafının eklenmesi, (5) ve (6) numaralı fıkraları hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere ''1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 25.09.2014 tarihli hükümde tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" paragrafının eklenmesi, hak yoksunluklarına ilişkin paragrafının hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.