Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14231 E. 2023/7210 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14231
- Karar No
- 2023/7210
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/618 E., 2022/93 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, aracın iadesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2015/85 Esas, 2015/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 ... erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2019/2863 Esas, 2021/8570 Karar sayılı ilâmıyla; Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hapis cezanının alt sınırı 1 yıl olduğu halde sanık hakkında temel cezanın 6 ... hapis cezası üzerinden tayin edilmesi ile eksik cezaya hükmedilmesi, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/618 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ... erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suçta kullanılan aracın müsaderesinin gerektiğine, eksik vekâlet ücretine karar verildiğine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.17.01.2015 tarihinde gelen istihbari bilgiler üzerine kolluk görevlilerince ... - ... karayolunda seyir halinde olan ... plakalı aracın görevlileri gördüğünde kaçmaya çalışması ve takibi sonucu yakalandığı, sanığın sevk ve idaresindeki araçta 16 adet kaçak büyükbaş hayvanın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, suça konu hayvanların kaçak olduğunu bildiğini, kendisine ait olmadığını yalnızca nakliyesini yaptığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında önceki beyanlarını tekrarla gümrük vergilerini ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.
3.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmamıştır. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada ise kovuşturma aşamasında indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapılmıştır.
4.Malen sorumlu kovuşturma aşamasında alınan beyanında, aracın kendisine ait olduğunu, sanığın yanında şoför olarak çalıştığını, kaçakçılık eyleminden haberdar olmadığını beyan etmiştir. Dava konusu araca ilişkin dosya kapsamına alınan rapora göre yakalanan hayvanların aracın ağırlıklı kısmını oluşturmadığı, gizli bölmenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
5.Dava konusu eşyanın değerinin normal değerde kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına da uygun olduğu tespit edilmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden; 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, iyiniyetli üçüncü kişiye ait olan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Kararı Yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak; 1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin ... halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtaratın yapılmaması,
3.Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/618 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararında nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/618 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Yerel Mahkemenin 25.02.2022 tarih ve 2022/93 K sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.
Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (..., Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin ...Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, ... 1973, s 97; ... ... ., Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, ..., Ekim 2017, s. 963; Veli ..., .........Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, ... 2011, s.
733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 19.09.2023