Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14085 E. 2026/3965 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14085
- Karar No
- 2026/3965
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E. 2021/592 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince aynı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre katılan kurum lehine 4.080,00- TL vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün hak yoksunluklarına ilişkin bendinin devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi, katılan kurum lehine dilekçe yazım ücretine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.