Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12474 E. 2026/1529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12474
- Karar No
- 2026/1529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1011 E., 2021/192 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında
katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Katılan ... İdaresi ile atılı suçun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının karar başlığında katılan sıfatıyla ayrı ayrı gösterilmesi karşısında, hangi idareye verildiği belli olmayacak şekilde "... katılan kuruma verilmesine" yazılmak suretiyle hüküm tesisi ve dosyada tek sanık bulunmasına karşın, katılan kurum lehine hükmolunan vekâlet ücretinin "sanıklardan eşit olarak" alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bahse konu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün 18. fıkrasının çıkartılarak yerine gelmek üzere ''Katılan ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00-TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.