Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11436 E. 2024/11529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11436
- Karar No
- 2024/11529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/560 E., 2021/1523 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; suç kastının bulunmadığına, cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesi gerektiğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanığın bulunduğu bakkalda yapılan aramada, muhtelif markalarda 248 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, ağabeyi adına ruhsatlı işyerini boş zamanlarında çalıştırdığını, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, içmek için aldığını ifade ederek atılı suçu ikrar etmiştir.
Bozma ilamı öncesinde, Gümrük İdaresince bildirilen 1.285,35 TL'nin sanık tarafından ödenerek 18.02.2014 tarihli makbuzun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Bozma sonrasında sanık gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemek için süre istemiş, ancak dosya kapsamında herhangi bir ödemenin olmadığı anlaşılmıştır.
Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtaratta bulunulmayan sanığa, bozma ilamı sonrasında etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapmasının yasal sonuçlarının bildirilmediği, kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında gümrüklenmiş değerin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, dosya kapsamında ödediği 1.285,35 TL'nin, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarından düşülerek bakiye miktarı hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden etkin pişmanlık ihtaratı yapılarak sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.