Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11383 E. 2024/5710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11383
- Karar No
- 2024/5710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/335 E., 2021/406 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; aramanın hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık ve zararı ödeme konusunda sanığın haklarının bildirilmediğine, sanığın suçunu kabul ettiğinden etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römorkun içerisinde gizli bölmede 3.600 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki saha cihazı ve ulusal marker tespit tutanağına göre eşyanın türünün motorin olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır. Sanık savunmasında, yarı römorktaki gizli bölmeyi yaptırarak suça konu akaryakıtı satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir. Suçta kullanılan yabancı plakalı aracın hak sahibinin dosya kapsamında araştırılmadığı, beyanının alınmadığı görülmektedir. Dosya kapsamındaki rapora göre, suçta kullanılan yarı römorkta gizli bölmenin bulunduğu, piyasa değerinin 20.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hüküm verilinceye kadar ödenmesi gerektiğinin bildirilmesi gerekirken 90 günlük süre verilerek yanıltıldığı anlaşılmıştır. Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tebliğnamede belirtilen görüşler bakımından; sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında "bir daha suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanaatin oluşmadığı" gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmediğinden tebliğnamedeki (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmeliyken 90 günlük süre verilmesi suretiyle yanıltılması, 3.Güvenlik tedbiri niteliğinde olan dava konusu nakil aracının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği cihetle, dosya kapsamındaki rapora göre nakil aracının değeri ile suça konu eşyanın değeri itibarıyla müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmadığı, yarı römorkta gizli bölme bulunduğu bu nedenlerle 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan koşulların oluştuğu anlaşılmakla, suçta kullanılan yarı römorkun sahibinin araştırılması ve malen sorumlu sıfatıyla beyanının alınması ile aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile nakil aracı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Suça konu eşya ve suçta kullanılan nakil aracı yönünden karar verilirken uygulama maddesinde fıkraların gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.