Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8177 E. 2024/10757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8177
- Karar No
- 2024/10757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/150 E., 2015/53 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, haksız yere ceza aldığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE Olay tarihinde Çetenli Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli ve 2014/185 D.İş sayılı önleme araması kararına istinaden .... karayolunun 18. kilometresinde Çetenli köyü yol kavşağında icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesi esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Van ili .... ilçesi istikametinden Ağrı ili ... ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken sanığın ... köyü yol ayrımında Jandarma ekibinin bulunduğu kontrol noktasını fark etmesi üzerine hızını artırarak yapılan tüm uyarı ve ikazlarına rağmen durmayıp kontrol noktasından geçmeye çalışması üzerine kolluk
ekibi tarafından aracın lastikleri patlatılmak suretiyle durdurulduğu,.... plakalı araç içerisinde ve bagaj kısmında yapılan kontrolde toplam 13000 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18.maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, suça konu sigaraların kendisine ait olmadığını, Doğubayazıt pasajlar bölgesinde tanımadığı bir şahsın Van ilinde bulunan sigaraların Doğubayazıt'a gelmesi gerektiğini ve bunun için şoförlük yapmasını istediğini, karşılığında 150,00 TL vereceğini, maddi durumu kötü olduğu için kabul ettiğini, suça konu aracı içerisinde bulunan sigalarla birlikte Doğubayazıt'a getirmek üzere teslim aldığını, Çetenli'de yapılan aramada suça konu sigaraların yakalandığını beyan etmiştir.
Malen sorumlu beyanında, iddianamede bahsi geçen ....plakalı aracın kendisine ait olduğunu, aracı.... İnş. Metal Kimya İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.'ye oto alım sözleşmesi ile kiraladığını, bu şirketin kendisini dolandırdığını, kendileri hakkında Bakırköy Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, iddianamede bahsi geçen kaçakçılık olayı ile herhangi bir ilgisi ve alakasının olmadığını, sanığa aracı vermediğini, kiralamış olduğu şirketin aracı sanığa vermiş olabileceğini belirtmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "normal" değerde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. A. Nakil Aracının Müsaderesi Kararı Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği, nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla; malen sorumlunun sanığa aracını vermediğini ve kaçakçılık suçuyla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek müsadere şartları oluşmayan suçta kullanılan aracın iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR A. Nakil Aracının Müsaderesi Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. Maddesi gereği hükmün (7) numaralı bendinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "Suçta kullanılan nakil aracın müsadere koşulları oluşmadığından sahibine iadesine, trafik sicilinde yer alan tedbir şerhinin kaldırılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.