Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8021 E. 2025/2938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8021
- Karar No
- 2025/2938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/660 E., 2014/871 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın uhdesinde ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması ve tüm dosya kapsamına göre, sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5, 10. ve 22. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılan sanığa 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; 1.Doğrudan tayin olunan adlî para cezasının 1 gününün 20 TL'den hesabı sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması, 2.Hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi durumunda tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, 3.5237 sayılı Kanun'un 52/4, 5275 sayılı Kanun'un 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlar şekilde para cezasının hükmün kesinleşmesinden itibaren taksite bağlanmasına karar verilmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Dava konusu eşyanın, taşıma aracının yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve kaçak eşyanın değerine nazaran nakilde kullanılan aracın müsaderesi hakkaniyete de aykırı olmayacağından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b maddesinde belirtilen şartın olayda gerçekleştiği gözetilerek, suçta kullanılan nakil aracının kayıt maliki ...'a ait olduğu, ...'ın talimatla alınan 05.12.2013 tarihli ifadesinde söz konusu aracı suç tarihinden önce 20.06.2013 tarihinde ...isimli şahsa sattığını beyan ederek buna ilişkin belge ibraz etmesine rağmen ...isimli şahsın dinlenilmediği anlaşıldığından, ...'in aracın mülkiyeti konusunda beyanı alınarak iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle aracın iadesine ya da müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.