Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5444 E. 2025/1669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5444
- Karar No
- 2025/1669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/407 E., 2016/221 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat, 2. Sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Suça sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.02.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.08.2015 olduğu, UYAP'ta yapılan kontrolde; yargılaması devam ettiği anlaşılan Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/1092 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 08.05.2015 , iddianame düzenleme tarihinin ise 08.10.2015 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak,Yerel Mahkemece UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Mahkemece suçta kullanılan nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilmek suretiyle müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; suç konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek, aynı aracın daha önce kaçakçılık suçunda kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, dosya arasında mevcut ruhsat bilgilerine göre aracın kayıt maliki olan ...'nun sözleşme yaptığı ... isimli şahıs dinlenilerek bahsi geçen 04.02.2015 tarihli araç kira sözleşmesinde ödemenin ne şekilde gerçekleştiği, malen sorumlu ile ... arasındaki kira sözleşmesinin gerçek bir kira ilişkisine dayanıp dayanmadığı, araç kira sözleşmesinin aslı dosyaya alınıp altındaki imzanın ...'ın el ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yapılması suretiyle aracın kayıt malikinin iyi niyetli üçüncü kişi kabul edilip edilmeyeceğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi, 4.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususları bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.