Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4495 E. 2024/11214 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4495
- Karar No
- 2024/11214
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/842 E., 2016/568 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi,nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi, haksız yere ceza aldığına ve cezanın bozulması gerektiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 21.06.2014 tarihinde Kilis İl Emniyet Müdürlüğü KOM şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yürütülen çalışmalar esnasında 155 polis imdat hattına yapılan ihbar üzerine kolluk görevlilerince İslahiye caddesi ve Toki kavşağında beklenilmeye başlanıldığı, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ....plakalı aracın durdurulduğu, Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarih ve 2014/706 D.İş sayılı arama kararına istinaden kolluk kuvveti tarafından araçta yapılan aramada 8000 paket muhtelif markalarda gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18.maddesi gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, olay tarihinde... plakalı aracı emniyet görevlilerinin durdurduğunu, bu aracı kendisinin sürdüğünü, sürdüğü bu araçta yapılan aramada gümrük kaçağı sigaraların ele geçirildiğini, bu sigaraları ücret karşılığı taşıdığını, sigaraların diğer sanık ....'a ait olduğunu, bu sigaraları taşıma karşılığı diğer sanıktan 200,00 TL para alacak olduğunu beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, daha önceden tanıdığı ve arkadaşı olan diğer sanık ...'da yakalanan kaçak sigaralar ile alakası olmadığını, olay günü yakalanınca ...'nin ... isimli ortak arkadaşlarını aradığını ve bu aramadan sonra ...'e sorduğunda ...'nin kaçak sigaradan dolayı yakalandığını söylediğini, bu olaydan yaklaşık 3 gün önce ...'ye vermiş olduğu 2400 TL borç parayı arayarak istediğini ve kendisine telefonda "benden ailenin ihtiyacı için aldığın bu parayı götürüp kaçak sigara ticaretinde kullanmışsın ben sanan bunu bu nedenlemi verdim paramı ver" dediğini ve tartıştıklarını, ...'nin kendisini "seni de bu olaya ortak ederim" diye tehdit ettiğini, bu sebeple hakkında ifade verdiğini, kaçak sigaralar ile bir alakası olmadığını, olaydan yaklaşık 15 gün sonra ...'nin ailesi ile yaptığı görüşme sonucunda parasını ödediklerini, ... kiralamış olduğuaracın ise ...'nin borç para istediğinde eşinin de hamile olduğu için araç kiralaması gerektiğini ve bunun için nakit ihtiyacı olduğunu söylediğini, onun yerine aracı kiraladığını ve ...'ye verdiğini, verdiği borç para ve kiralamış olduğu araç ile sigara kaçakçılığı yaparken yakalanmış olduğunu beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... araç kiralama işi yaptığını, ....plakalı aracın kendisine ait olduğunu, ...'ın aracı işim var diyerek 15 günlüğüne kiraladığını, daha sonra aracı ... ile beraber kaçakçılık işinde kullandıklarını öğrendiğini, aracı kaçakçılık işinde kullanacağını bilse aracı kesinlikle kiralamayacağını beyan etmiştir.
Dosya içerisinde 20.06.2014 tarihli araç kiralama sözleşmesine göre aracın Bayraktar oto kiralama tarafından sanık ...'a kiraya verildiği tespit edilmiştir.
A.Nakil Aracının İadesine Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanıkların savunma içerikleri ve malen sorumlunun beyanlarına göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyetli olduğu anlaşıldığından,
nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Sanık ...'ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suça konu sigaraların sanık ...'a ait olduğunu, kendisi ile sigaraları para karşılığı taşımak üzere anlaştığını beyan ettiği, buna karşın sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde suçta kullanılan aracı sanık ...'nin kiraladığını belirtmesine rağmen kovuşturma aşamasında aracı kendisinin kiralayıp sanık ...'ye teslim ettiğini belirtmek suretiyle tevil yollu ikrarda bulunduğu, yine kovuşturma aşamasında dinlenen malen sorumlu ...'ın beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık ...'ın üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediği gözetilmeden mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde yasal olmayan yetersiz gerekçelerle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 27 ADM 65 plakalı aracın Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarih ve 2014/706 D.İş sayılı kararına istinaden kolluk ekibince usulüne uygun şekilde arandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'ın ticari miktar ve mahiyette kaçak sigarayı nakletmekte olduğu sırada yakalanması ve nakle ilişkin ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 23.fıkrası gereğince ve 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde tutulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR A. Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ile Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde; Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanıklar hakkındaki hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.