Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4629 E. 2024/12165 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4629
Karar No
2024/12165
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2016/284 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olup, sanık ...'ın cezalandırılması gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi; sanık ... aleyhine verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın iş yerinde kaçak içki satışı yapıldığına dair suç duyurusu üzerine, Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2014/2881 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden kolluk tarafından iş yerine gidildiğinde her iki sanığın da iş yerinde bulunduğu, iş yerinde yapılan aramada 198 şişe çeşitli markalarda bandrolsüz içki, 340 adet içi boş içki şişesi, 2 adet boş 30 litrelik beyaz bidon, 2 adet 1,5 litre viski olan pet şişe ve 70 adet çeşitli markalara ait içki şişeleri ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında; sanık ...'ın yanında daha önce çalıştığını, alacağı olduğu için iş yerine görüşme amaçlı geldiğini, yapılan aramada ele geçirilen içkiler ile alakası olmadığını belirtmiştir.

Sanık ... savunmasında; sanık ...'ın arama tarihinde kendisinde olan alacağını almak için iş yerinde bulunduğunu, arama tarihinde iş yerinin açılışı için hazırlık yaptığını, ismini bilmediği bir kişinin iş yerine gelerek suça konu içkileri kendisine ucuza verebileceğini belirterek iş yerine bıraktığını, bu içkilerin sahte ya da kaçak olduğunu bilmediğini, iş yerinin açılışında ikram amaçlı kullanmak için aldığını belirtmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Sanık ...'ın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile şekillenen inkarı, sanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın diğer sanık ...'ın kaçakçılık eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte, savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Olayın oluş biçimi, ele geçen eşya miktarı, sanığın aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı

Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.Dava konusu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4629, K. 2024/12165, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4629-e-2024-12165-k-4517e2f18fad