Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31518 E. 2025/4217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31518
- Karar No
- 2025/4217
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/495 E., 2021/138 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 08.05.2013, 22.05.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, 27 VP 082 plakalı aracın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin tüm nakil araçlarının müsaderesinin gerekeceğine ilişkin gerekçeyle sınırlandırdığı görülerek yapılan incelemede; müsaderesi talep edilen 27 RA 870 plakalı nakil aracı hakkında temyize konu hüküm bulunmaması nedeniyle katılan vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ... yönüyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık ihtaratında zincirleme suça esas her iki eylemi nedeniyle oluşan gümrüklenmiş değerler toplamının ihtar edilmesi gerekirken sadece birleşen 22.05.2013 suç tarihli eylem nedeniyle oluşan gümrüklenmiş değerin ihtar edilmesi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıklar ... ve ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 08.05.2013 ve 22.05.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 26.02.2014 ve 05.03.2014 olduğu, Sanık ... yönünden; yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında Dairemizin 2022/3201 Esas sırasında kayıtlı aynı gün incelenen Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/811 Esas, 2021/426 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 08.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 21.01.2014 olduğu, Sanık ... yönünden; UYAP sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/788 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 12.08.2013 olduğu, Yine sanık ... hakkında temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılan Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/387 Esas, 2021/148 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.07.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.01.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanıklara ait dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen cezanın mahsubu ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Hükümde müsaderesine hükmedilen 27 VP 082 plakalı nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinde uygulanan Kanun madde ve fıkrasının gösterilmemesi, 4.Müsaderesi talep edilen 27 RA 870 plakalı nakil aracı hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.