Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31418 E. 2025/3914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31418
Karar No
2025/3914
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2021/162 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18.fıkrası kapsamında bulunduğu, dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu da gözetilerek suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerine göre ise eylemin 3/18.fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında olduğu, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde bulunulmasına göre; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18.fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli biçimde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiği cihetle, lehe aleyhe kanun değerlendirmesinin buna göre yapılması yerine, bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1.maddesinin 5607 sayılı Kanunu'nun 4/2.maddesinden önce uygulanması,

3.Mahkemece sonuç ceza olarak takdiren 6 yıl 3 ay hapis ve 1562 gün karşılığı adli para cezası karşılığının tespitinin ardından 5237 sayılı Kanun'da cezaların içtimaına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeyerek kazanılmış hak oluşturan cezaların toplanması ve buna göre belirlenen adli para cezası üzerinden cezanın infazına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31418, K. 2025/3914, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-31418-e-2025-3914-k-4bc13adf5fc4