Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31387 E. 2025/6604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31387
- Karar No
- 2025/6604
- Karar Tarihi
SAYISI : 2014/61 E., 2016/47 K. ...,..., SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ve Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Muhakemat Müdürlüğü adına hazine vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Hazine vekilinin Gümrük İdaresi adına davaya katıldığı, İstanbul Muhalemat Müdürlüğünün dosyada katılan sıfatının bulunmadığı, hükme yönelik olarak İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: A.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin davaya katıldığı ve karardan haberdar olduğu halde, suçtan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunduğu nazara alınarak, vaki temyiz inceleme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz Talepleri Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, Sanıklar ..., ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar ..., ... ve ...'in savunmalarının alındığı 29.04.2014 tarihinden, sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan sanıklar hakkında verilen 11.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.