Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31175 E. 2025/2040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31175
- Karar No
- 2025/2040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/74 E., 2021/7 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; 05.01.2021 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirtilen 1 haftalık yasal süresinden sonra 15.01.2021 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanığın, 05.03.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, mahkeme tarafından temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle sanığın yasa yolunda yanıltıldığı, bu nedenle temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek;
Katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyizleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında bildirilen gümrüklenmiş değerin "pek hafif değer" aralığında olduğu gözetilerek, sanık hakkında ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle sanığın lehine olan ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5-10-23 ve 5/2. maddeleri gereği uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden Mahkemece suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine hükümler içermeyen 6455 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında cezada artırım uygulanması sırasında 3 yıl 11 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 3 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması,
3.5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan "Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz .... " şeklindeki düzenleme karşısında, sanık aleyhine olacak şekilde adlî para cezasının 3 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5.Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi olduğu halde, suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının müdahilliğine ve lehine vekâlet ücretine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.