Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30554 E. 2025/4943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30554
- Karar No
- 2025/4943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/643 E., 2016/1203 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, hakaret, tehtit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.08.2024 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Silivri İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
II-Sanık ...'ın, Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 28.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık ...'ın, Kaçakçılık Suçu Yönünden Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçuyla birlikte işlenen sahtecilik suçu dışında, kaçakçılık suçundan açılan davaların başka suçlardan dolayı açılan davalarla birlikte görülemeyeceği hususları gözetilmeden, sanık hakkında hakaret, silahla tehdit ve kaçakçılık suçlarından açılan kamu davalarının tefrik edilerek ayrı ayrı görülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de; hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükümlerin zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle düşürüldüğü gözetilerek sonuca etkili olmayacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri gereğince uygulama yapılması gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 3/18. maddesi gereğince hüküm tesisi,
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi gereği sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağır olanın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeksizin adli sicil kaydında yer alan Büyükçekmece 4. Asliye Ceza
Mahkemesinin 2012/224 Esas, 2013/371 Karar sayılı ilamın tekerürre esas alınması,
3. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.