Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29857 E. 2025/12585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29857
- Karar No
- 2025/12585
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/737 E., 2020/651 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dava konusu akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11-son madde ve fıkrasında belirtilen "...Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/11-son cümle delaletiyle anılan Kanun’un 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 04.12.2014 olduğu,
Daha önce Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve 2021/954 Esas, 2022/11098 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Dörtyol 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/97 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 07.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.08.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 4.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/681 Değişik iş sayılı arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi, 5.Dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.