Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29827 E. 2025/11907 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29827
- Karar No
- 2025/11907
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/818 E. 2020/911 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Malen sorumlu katılan sıfatını almadığından kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Malen Sorumlunun Temyizi Yönünden Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan ve dosya kapsamına göre suç tarihinde nakil aracının sahibi olmadığı anlaşılan malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve
yetkisi bulunmayan malen sorumlunun vaki temyiz inceleme isteğinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığın temel cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/10. maddesi uyarınca artırım yapılırken cezasının 1 yıl 21 ay hapis yerine 2 yıl 9 ay hapis olarak belirlenmesi, sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği cezanın 3 yıl 20 gün hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine neticeten 3 yıl 20 gün hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanığın tutuklulukta geçen süresinin de mahsubuna karar verilmesi gerekirken yalnızca gözaltı süresinin mahsubuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden "ancak CMUK 326/son maddesi dikkate alınarak daha önce verilen kararla ilgili aleyhe temyiz olmadığı ve önceki verilen ceza miktarı sanık için kazanılmış hak mahiyetinde olduğundan sanığın netice olarak 3 YIL 20 GÜN HAPİS VE 2.000 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin çıkartılması, hükmün adli para cezasının gün karşılığının belirlenmesine ilişkin bendinden "(20, 00... .000) 40.000,00 " ibaresinin çıkartılarak yerine "(20, 00... .250) 45.000,00" ibaresinin eklenmesi, hükmün taksitlendirmeye ilişkin bendinden sonra gelmek üzere "Sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği cezanın 3 yıl 20 gün hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.