Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2905 E. 2025/5491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2905
Karar No
2025/5491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/394 E., 2016/37 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık ... Müdafi ve Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden; 1.Olay tarihinde ...plakalı kamyon ile yüklü miktarda gümrük kaçağı içki getirileceği bilgileri alınması üzerine, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç durdurularak önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka kısmında bulunan koliler içerisinde toplam 1200 şişe bandrolsüz içki ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, temyiz dışı sanık ...'ın savunmalarında; sanık ... ile İzmir ilinden yüklenecek sirke yükünü taşıma konusunda anlaştıklarını, ...'nın kullandığı ... numaralı telefonu o sırada İzmir'de bulunan kardeşi sanık ...'a verdiğini, kardeşi ...'ın numarasını da ...'ya verdiğini beyan etmesi, sanık ...'ın ise kollukta alınan ifadesinde; kolilerde içki olduğunu bilmediğini, kardeşi ...'ın İzmir'den yüklenecek sirke yükü olduğunu söyleyerek yük sahibinine telefon numarasını verdiğini, olay günü ...numaralı hattan bir erkek şahıs ile görüştüklerini beyan etmesi, sanık ...'nın ise suçlamaları kabul etmediğini ve sanıklardan sadece ...'ı tanıdığını ifade etmesi karşısında, ... numaralı telefon numarasının kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti, şartları varsa ilgili hakkında dava açılarak iş bu dosya ile birleştirilmesi, sanıklar ...'nın kullanımında olan ... numaralı hat ve sanık ...'nin savunmasında geçen 0539 508 64 39 numaralı hat ile sanık ... ve temyiz dışı sanık ... arasında suç tarihi ve öncesinde görüşme kayıtları bulunup bulunmadığının ve baz istasyon bilgilerinin tespit edilerek, sonucuna göre sanık ...'nın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Dosyada bulunan 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda ele geçen içkilerin Türkiye menşeili olduğunun belirtilmesi raporun sonuç kısmında ise kaçak nitelikte olduklarına dair değerlendirme karşısında, ele geçirilen içkilerle ilgili olarak numuneler üzerinde ... tarafından gerekli inceleme yaptırılarak, içkilerin orijinal veya sahte üretim olup olmadıkları hususunda rapor aldırılarak menşei hususunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespitinden sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmesi, Kabule göre ise; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, 2.Suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının kayden malikinin ... olduğu anlaşılmış ise de, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde aracın kendilerine ait olduğunu kovuşturma aşamasında ise aracı kiraladıklarını beyan etmeleri karşısında, malen sorumlunun dinlenilmesinin ardından aracın gerçekte kime ait olduğunun ve iyiniyetli 3. kişi durumunda oIup olmadığı tespit edilerek, Mahkemece suça konu aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden sonra, şartların oluştuğunun kabul edilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkâniyete uygun olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2905, K. 2025/5491, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-2905-e-2025-5491-k-edf9e9cb2f07