Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27159 E. 2025/4772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27159
- Karar No
- 2025/4772
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/322 E., 2015/933 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma Gümrük İdaresi davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekiline 08.12.2015 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 20.01.2016 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu ve temyiz isteminin süresinde olmadığı; sanık ...'ın ise beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı kurum vekili tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.01.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanık ...'ın Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanık ...'ın beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle REDDİNE, III-Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine Yönelik Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, IV-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 3. Sanıktan 870 karton kaçak sigara ele geçirildiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'nin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.