Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27004 E. 2024/9751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27004
Karar No
2024/9751
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/3 E., 2018/130 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan 34 PCF 23 plakalı nakil vasıtasının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, eylemin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden O yer Cumhuriyet savcısının 13.07.2018 tarihinde verilen hükmü 1 aylık yasal süreden sonra 06.11.2018 tarihinde temyiz ettiği görüldüğünden, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ... Müdafii, Sanıklar ... ve ..... Müdafii ve Katılan ... Vekilinin Temyizleri Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebebi, münhasıran beraat eden sanıklara mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3.Sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, eylemin 5015 sayılı Kanun'a muhalefet kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin temyiz isteminin reddine; o yer Cumhuriyet savcısının ise 13.07.2018 tarihinde verilen hükmü 1 aylık yasal süreden sonra 06.11.2018 tarihinde temyiz ettiği görüldüğünden, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süreden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ....., ...,..., ..., ... ve ... Açısından Sanıkların yargılama konusu eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanıklar ...., ... ve ... açısından suçun işlendiği 02.06.2010 tarihinden itibaren; sanıklar ..., ... ve ... açısından suçun işlendiği 30.06.2010 tarihinden itibaren; sanıklar ..., .... ve ..... açısından suçun işlendiği 29.03.2011 tarihinden itibaren; sanık ... açısından zincirleme suç hükümleri kapsamında işlenmeyen 26.03.2012 ve 29.05.2012 tarihli eylemlerden itibaren; sanıklar ... ve ... açısından zincirleme suç hükümleri kapsamında işlenen en son eylem olan 30.06.2010 tarihinden itibaren; sanık ... açısından suçun işlendiği 29.05.2012 ve 26.03.2012 tarihlerinden ve zincirleme suç hükümleri kapsamında işlenen en son eylemler olan 30.06.2010 ve 29.03.2011 tarihlerinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz incelemesinden önce gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. C.Sanık ...'in 26.03.2012 ve 20.11.2012 Tarihli Eylemleri ile Sanık ...'nun 20.11.2012 Tarihli Eylemi Açısından Sanık ... açısından zincirleme suç hükümleri kapsamında işlenen en son eylem olan 20.11.2012 tarihli eylem ile sanık ...'nun 20.11.2012 tarihli eylemi için, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Sanık ...'ın 20.11.2012 Tarihli Eylemi Açısından Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının vaki temyiz inceleme isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ... ve ... Açısından Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, C.Sanık ...'in 26.03.2012 ve 20.11.2012 Tarihli Eylemleri ile Sanık ...'nun 20.11.2012 Tarihli Eylemi Açısından Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Sanık ...'ın 20.11.2012 Tarihli Eylemi Açısından Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/27004, K. 2024/9751, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-27004-e-2024-9751-k-e37c3b1c3c1d