Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26413 E. 2025/6752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26413
- Karar No
- 2025/6752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/542 E., 2021/76 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Bozma öncesi de etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son cümlesi gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkı korunarak hükmolunan cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün cezada kazanılmış hakka ilişkin (8) numaralı bendinde yer alan " sanığın sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun’un 326/son cümlesi gereği hükmolunan cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, (9) ve (10) numaralı bentlerin tamamen çıkartılması, diğer bent numaralarının buna göre sirayet ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik Her ne kadar iddianamede araç müsaderesine ilişkin talepte bulunulmamış ise de soruşturma aşamasında üzerine şerh konulan nakil aracı hakkında mahkemece şerhin kaldırılmasına ve müsadere talebinin reddine dair hüküm kurulduğundan suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının sanığa ait olduğu anlaşılmakla, ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı cihetle, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsadere talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.