Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2575 E. 2024/8158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2575
- Karar No
- 2024/8158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1202 E., 2016/741 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, beyanname konusu eşyanın gümrük işlemleri yapıldıktan sonra iadesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce .... Kumaşçılık İplik Tekstil ve Konfeksiyon Tic.Ltd.Şti. adına tescilli 10.07.2015/EX140630 tarih ve sayılı gümrük çıkış beyannamesi ile 17 kap 49.600 adet ve 24.800 metre fermuar olarak beyan edilen eşyaların yapılan tam tespit fiziki muayenesi sonucunda 18 kap 37700 adet ve 19.095 metre fermuar olduğu ve satış birimi üzerinden %10’u aşan farklılık bulunduğunun (yaklaşık %24) tespit edilmesi karşısında, sübutu halinde sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında bulunduğu nazara alınarak yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıkların savunmalarının alındığı 07.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.