Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25188 E. 2025/4673 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25188
Karar No
2025/4673
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/98 E., 2016/14 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık .. hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Gümrük İdaresi davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 1.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine, 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,

2.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 18.15 sıralarında haber merkezinin Muş istikametine doğru şüpheli bir araç plakası vermesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından Muş istikameti yönünde yapılan uygulamada, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, sanık ...'nin de içerisinde bulunduğu ... plakalı aracın durdurulduğu, araçta yapılan kontrolde aracın arka koltuğunda kartonlar halinde bir miktar sigara olduğunun görüldüğü ve sanıklara bagajı açmalarının söylendiği, sanıklar bagajı açtıklarında kaçak sigaraların bagaj içerisine istiflenmiş bir şekilde olduğunun görüldüğü ve yapılan sayımda muhtelif markalarda toplam 485 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; suça konu kaçak sigaraların sanık ...'in sevk ve idaresindeki araçta ele geçirilmesi ve sigaraların bir kısmının aracın arka koltuğu üzerinde görünür vaziyette yakalanması karşısında, sigaraların yakalanış şekli ile ele geçirildiği yer dikkate alındığında, sanık ...'in atılı suçtan mahkûmiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekili ve Anılan Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine, 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,

Kabule göre de; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilen nakil aracının plakasının hükümde "..." yerine "21 HT 549" olarak yazılması,

4.Hükmedilen yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen sanık ...'den tahsili yerine, dosyayla ilgisi bulunmayan "sanık Ümit Tunçer'den" tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ve sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25188, K. 2025/4673, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-25188-e-2025-4673-k-0c8284561293